Aslında bir gün gezegenlikten çıkma ihtimali olmayan, Plüton'a yapılan saygısızlığın yapılamayacağı gezegen.
18 Mayıs 2013 Cumartesi
Cao'nun Serveti 9
Amor kapiyi calip annemi rahatsiz etmesin diye kapinin onune indim. Amor geldi biraz sonra birlikte arabaya girdik oturduk.
Bana ne yaptigimi sorar gibi bakiyordu ve cok uykusu gelmisti. Gozlerinden her sey anlasiliyordu. Arabanin kapisina dogru yaslanip Amor'a dondum. Butun aynalarda Viciado vardi.
Konusmayi baslatma cesareti gosteremedim ama Amor,cesur ve ulasilmaz kiz, "tatlim ne oldu?" diyerek basladi.
+O gun bilgisayarimi kurcaladin degil mi?
-Firsat vermedin ki
+Gulmeyi birak Amor. Notlarima baktigini biliyorum. Butun para hesabi notlarimi ve yaptigim seyleri biliyorsun
-Ee ne olmus?
Amor ciddilesmisti. Ortam bu sekilde gerginlesmeye devam ederse gece boyunca bana yardim edecek Amor'u bulamayacaktim.
+Peki hic bir sey olmayacak tatlim. Sence suanda alisveris merkezi acikmidir?
-Bilmiyorum. Beni bunun icin mi
cagirdin buraya?
+Tabiki hayir. Gel bi cilginlik yapalim belki hala aciktir alisveris merkezi
-Hayir once neler oldugunu anlaticaksin!
Amor'a her seyi nasil anlatacaktim? Nereden baslayacaktim? Viciado'yu ogrendiginde benden nefret edip kacacakmiydi yoksa yaptigindan utanacak miydi? Bunlarin hicbirinin cevabinu bilmiyorum ama Amor'u kaybetmek beni sadece onceki hayatima dondurur. Hic bir seyim eksilmez fazlaliklarimi atarim...
Anahtari taktim, araba camlarina ve
radyoya guc gelecek kadar cevirdim. Kapilari kilitledim radyoyu actim
Klasik muzik calan bir radyo kanali Mozart - Cossi Fan Tutte i caliyor. Sarki isminin anlami "kadinlar boyle yapar" sarkida ne yaptiklarindan bahsetmiyor. Sanirim bu yuzden herkesin kendi kadininin ne yaptigini bulmasi gerekiyor.
Sesi biraz kistim ve Amor'a herseyi anlattim. Amor ilk baslarda inanmadi daha sonra benden uzaklasti gozlerime dikkatli bakmaya basladi. Sanki onun icin bir tehditmisim gibi duruyordu yanimda. Tedirginligi
hatsafhadaydi. Konusmamiz yaklasik 15 dakika surdu bu sirada Lacrimosa ve Requiem caldi. Reuqiem'in yogun sesi kafamizi iyice bozmaya baslamisti ki bende kendimden korkmaya baslamistim.
Aynalara bakmiyordum cunku Viciado oradaydi. Amorla onu tanistirdigim icin sevindi mi acaba? Gerci onlar coktan tanismisti hatta sevismislerdi bile. Hemde benim yatagimda!
-Simdi ne yapicaksin Cao?
Vivaldi - four seasons calmaya basladi
+Her seyi anlattigima gore sira cilginlik yapmada. Viciado meselesini ondan sonra konusacagiz. Bir planim var.
-Ne yapiyoruz o zaman? O kaybolsun diye Cok sarhos olana kadar icecek miyiz?
+Hayir ama seni goturecegim yere kadar sessiz olur musun? Bak spring caliyor suan.
-Ben pek sevmem.
+Viciado da sevmez zaten. Izin versem siz cok uyumlu bir cift olacakmisiniz aslinda
Amorla gulmeye basladik ama bu
tamamen sinirimiz bozuldugu icin olusan bir gulmeydi. Gercekten komik bir durum yoktu. Stresimizi atmak icin birden gulmeye basladik iste...
Avm nin onune vardik Amor hala alkol alacagimi dusunuyor olabilir.
Koluma gir Amor cok usuyorum dedim itiraz etmeden dedigimi yapti. Avm de titreyerek yururken yariya kadar kapanmis bir magazanin onunde durdum.
Burasi Amor'un begendigi kirmizi cantanin oldugu yerdi.
+Sana bir surpriz yapmak istiyorum Amor. Hadi canta orada duruyorsa onu alalim?
Amor dudagimdan sikica optu ve cocuk gibi magazaya girdim cantayi kaptigi gibi koluna takti bana dondu.
+Harika gorunuyorsun... Ama bir seyler eksik gibi duruyor.
-Ne? Ne eksik? Canta yakismadimi bana?
+Cok yakisti. Ama hadi cantaya uyacak birseyler alalim.
Ikimiz birlikte deliler gibi alisveris yaptik. Denedik ve sectik. Yakisti ve yakismadi dedik. Magazayi kapatmak isteyen satis gorevlisine
aldiria bile etmeden istediklerimizi aldik. O kadar luks giyinmistikki gorenler bizi luks bir baloya gidiyor sanirdi. En sonunda Amor yine koluma girdi ve beraber aynaya poz verdik. Viciado oradan bize bakiyor cikip gelmek istiyor.
-Yuzunu neden burusturdun?
+Aynaya fazla bakmasak iyi olacak
-Anladim
Butun aldiklarimizi kasaya yigarken magaza calisani nasil odeyecegimizi dusunuyordu sanirim. Kredi kartimi ve ebeveyn iznimi cikardim hepsini satin aldim. Magazadan cikarken kollarimi gorunmeyecek kadar
alisveris poseti vardi. Ben butun bunlara ragmen bacaklarimi acip yuruyen merdivenden ziplarken Yasasin kapitalizm diye bagirarak ironi yapmayi dusunuyordum.
Arabaya geldik butun esyalari bagaja yerlestirdim. Direksiyon koltuguna dogru yururken direksiyonun dolu oldugunu farkettim. Evet Viciado oradaydi. Arabanin on koltuguna oturmus gozlerimin icine bakiyordu.
-Anahtari ver Cao! Amorla bizi yalniz birak
+Asla!
3 Mayıs 2013 Cuma
Cao'nun Serveti 8
+Peki ben senden ne zaman haberdar olacaktım?
-Planım eğer doğru işleseydi hiç bir zaman.
+Ne planı?
-Amor için işte.
+Daha ayrıntılı anlat! Sen nasıl ortaya çıktın?
-Amor'u hatırla. Portekiz'deyken tanıdığın Amor'u
+Ben Amor'u Portekiz'deyken hiç tanımıyordum yalan söylemeyi kes.
-Henüz 6. sınıftayken ve baban yaşıyorken gelen misafiri hatırlıyor musun? Hani şu seninle aynı yaşta olan güzel kızı
+Uydurmaya devam et aptal. Seni dinlememe imkanım olmadığı için dinliyorum.
-Hayır istersen dinlemeyebilirsin. Arkada duran dün bana hediye ettiğin viskiyi tamamen içersen sarhoş olursun. Beynin bana yer ayıramayacağı için bende kaybolurum. Dinlemek istemiyorsan iç! Engelleyemem seni.
İçmek istiyorum viskiyi onu dinlemek istemiyorum. Fakat o hala yanımdayken yapmam gereken bir şey var.
Rehberimi açtım Amor'u buldum üzerine tıkladım numarasını yazdım ve telefonu kapatıp cebime koydum. Bunun sebebi Amor'un bile gerçek olduğundan şüphe etmiş olmamdı. Viciado'nun gitme sırası geldi, kusura bakma yemek borum. Kusura bakma midem...
Viciado arabadan indi otoparkta ilerledi köşeyi döndükten sonra bir daha göremedim. Beynim hâlâ benimle dans ediyor. Buna bir çözüm bulmam gerekli.
Amor'u aradım
-Cao canım ne oldu iyi misin?
+İyiyim tatlım nerdesin şuan?
-Okuldayım tabi ki aptal
+Telefonda sert çıkınca daha tatlı oluyorsun.
-Ya ne saçmalıyorsun yine
+Konuşmamız gerekli benim çantamı da alıp okulun ilerisindeki Pink Cafe'nin önüne gelebilir misin?
-Tamaaaaam
Gerizekalı Amor yine cümleleri uzatıyor.
Otoparktan çıkınca bir çöp konteynerinin yanında durup Viciado'nun kahvesini attım. Pink Cafe'in önüne gidiyorum.
Amor çoktan oradaydı. Güneş neredeyse tam tepede olmasına rağmen güneş gözlüğü saçlarının üzerinde duruyordu sanırım beni görmeye çalışıyordu. Bende arabayla tam önünde durdum. "Naber aşkım?" diyerek içeri girdi. Ben cevap vermeye çalışacaktım ki dikiz aynası gözüme takıldı, Viciado dikiz aynasından bana işaret parmağını kızgın bir şekilde sallıyordu bende kafamı iki kere salladım kayboldu. Viciado durumu korkunçlaştırmak için elinden geleni yapıyordu. Çok geçmeden Amor alkollü olduğumu farketti.
Keşke kahve ile birlikte atsaydım şişeyide...
-Şişeyi atmana gerek yok Cao! Çok kötü kokuyorsun
+Sesli düşündüğümün farkında değilim. Kızdın mı?
-Evet kızdım hani benim için olan
Amor ile karşılıklı gülüyoruz fakat Amor ile samimi olmak beni korkutuyor Viciado her yerde benimle olduğu sürece nasıl rahat olabilirim?
Amor ile yaptığımız sıkıcı muhabbetin sonunda eve geldik evin önüne arabayı parkettim. Arabadan bahsederken henüz arabam demeye hazır değilim. Bu araba Viciado'nun arabası benim değil...
Araçtan inip kapıları kilitledikten sonra dönüp arabaya bir kere daha baktım araba dünkü gibi durmuyordu. Yani arabayı Viciado park etmemişti, buna çok sevindim.
Evin kapısını çaldım annem açtı. Hoş geldiniz faslını geçtikten sonra merdivenlerden odama çıkarken annemin gerçek olup olmadığı konusunda şüpheye düştüm. Telefonumu çıkarıp kontrol edicektim ki; annem ile Amor ufak bir diyaloga girdiler. Bu içimi rahatlattı çünkü Amor gerçekti, Amor gerçekse annemde gerçekti. Anneme gülümseyerek baktım.
Bilgisayarımın başına oturdum onunla uğraşıyorum Amor'da odamda kendi halinde takılıyor. Ne için kendini buraya getirdiğimi sormadı henüz.
Dün sabah bilgisayarımı sevmediğim komşularımın kablosuz internet ağlarını kırması için paket toplamaya bırakmıştım, şuan bilgisayarım bekleme modundan yeni çıkıyor. Masaüstü ekranı geldiğinde açık bir program bulamıyorum. Tek açık olan şey notlar. Lütfen o notlar olmasın diye dua ederken fare ekranda yavaşça kayıyor ve üzerine tıklıyorum.
"3 Mayıs 20**
Bank America'nın güvenlik kameralarına takım olarak girildi. Kameraların görüntüleri 8 saniye gecikmeli olmak üzere ***'in sunucularına aktarılmaya başlandı.
Görevim; Adres gizleyici
Görev sonucu: Maksimum 5 saniye sonra aktarılması istenen görüntüler 8 saniyede aktarıldı.
Ödeme: $130.000 - $2.000 alındı.
12 Haziran 20**
Amerikan bankalarındaki paraların tamamı sayısal değer olarak hesabıma aktarıldı. Bireysel
Görev sonucu: Para işletildikten sonra hesaptaki gariplik düzeltildi.
Ödeme: $700.000 kar yapıldı
15 Haziran 20**
Parlamento üyelerinin maaşlarından sağlık sigortası adına $1.000 kesildi. İşçilerin maaşlarına $800 yatırıldı. Takım olarak.
Görev sonucu: Başarılı
Ödeme: Her takım üyesine $400
20 ağustos 20**
Adult yayın yapan site açıldı. Çok girilen devlet sitelerine reklam yerleştirildi. Bireysel.
Görev sonucu: Başarılı
Ödeme: Aylık $8.000 kâr
.
.
.
.
20** yılına ait toplam kâr $1.856.597 Sanal banka hesabımda $4 dolar gibi görünerek bekliyor"
Amor yanağımdan öperek kendime getirdi.
-Demek Tesla'nın defterini saklıyorsun?
+Tabiki saklıyorum canım
-Okumamışın ama galiba?
+Henüz vakit bulamadım ki
-Tamam sen okursun onu ben eve gidiyorum
Amor'u yolcu etmek için popomu bile kaldırmadım. Amor da hiç zorlanmadan gitti.
Akşama kadar yatağımda uzandım bugün olanları düşündüm. Beni gerçekten anlayan dediğim kişinin gerçekten olmadığını ve beni kendi hayalimin bile kullanmaya çalıştığını, Amor'un o gün bilgisayarımın masaüstünde duran hesap notlarımı gördükten sonra bana aşık olmasını, hiç bilmediğim bir arabamın olduğunu düşündüm. Hiç bir şey beni bir çözüme ulaştırmadığını anladıktan sonra biraz Tesla'nın defterini okuyup uyuma kararı verdim.
"Zihnimde şimşekler çakıyor
...Bu ışık patlamalarını hala zaman zaman yaşıyorum. Yeni bir fikrin zihnimde parıldayıvermesi gibi durumlarda ortaya çıkıyor. Ama artık eskisi kadar heyecan verici değil bu, eskiye nazaran daha etkisiz. Gözlerimi kapattığımda, ilk önce mutlaka çok koyu ve tek tonlu bir mavi fon görüyorum. Tıpkı açık ama yıldızsız bir gecede olduğu gibi..."
İLGİNÇ AMA ÜRKÜTÜCÜ
"...Kendi alternatif akım ve yüksek frekans ile ilgili "frekans yüksek olduğu müddetçe yüksek voltajlardaki alternatif akımlar derinin yüzeyinde, herhangi bir yaralanmaya neden olmadan salınırlar... "
İŞİME YARAMIYOR
"...Yakından ve uzaklardan gelen kükreyen sesler beni korkuya sürüklüyordu ve bunların ne olduğunu bir türlü ayırt edemiyordum. Güneş ışınlarının önü periyodik olarak kesildiğinde bu beynim üzerinde öylesine büyük bir güç alanı yaratıyordu ki kendimden geçiyordum..."
BU İŞİME YARAYABİLİR
"Bu şekilde bahsettiğim makineyi yapabilecek biri olursa eğer bilinç altıma inmelerine izin vereceğim. İlaçlarla değil sorunlarımı kendim çözerek halletmeyi istiyorum. Bu makine günümün şartlarında yapılamaz ama..."
İŞTE BU KESİNLİKLE İŞİME YARAYACAK
Odamın kapısı açıldı içeri Viciado girdi.
-Uyumalısın.
+Neden?
-Seni ilgilendirmez fakat benim artık uyanmam gerekiyor
+Ne yapmak istiyorsun bana!
-Seni yine kullanacağım!
+Buna izin vermeyeceğim! Yapamayacaksın! Ne bu gece ne de başka bir zaman!
-Bırak o telefonu!
Defteri Viciado'nun suratına fırlattıktan sonra telefonla Amor'u aradım;
+Bize gelmen gerekiyor!
-Başım ağrıyor Cao. Her gece sevişmek mi istiyorsun?
+Hayır konuşmamız gerekli. Bu sefer cidden konuşmamız gerekli
-Ne yaptın?
+Çok uykum var Amor beni uyanık tutman gerekli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

