Aslında bir gün gezegenlikten çıkma ihtimali olmayan, Plüton'a yapılan saygısızlığın yapılamayacağı gezegen.
4 Şubat 2013 Pazartesi
Kelebeğe Dönüşmeyen Koza Ne Oluyor? 8
O gece savaş meydanında askerler aslanlar gibi savaştılar. Cabron'un komutanlığında yürütülen savaş harika geçmişti. Savaş kazanıldı. Askerlerden bir kısmı ölmüştü. Fakat yaşayan kısmı ödüllendirilerek rütbelenmiş ve maaş artışı sağlanmıştı.
6 yıl sonra..
Fiend artık Diosa'yı önemsemiyor. Artık balkona çıkıp gökyüzüne bakmıyor. Diosa'yı istemiyordu. Çünkü Diosa başka bir adamla evlenmişti. Bu Dolor'u rahatsız etmediği gibi Fiend'te Diosa'nın mutluluğu için katlanıyordu. Dolor babasıyla daha fazla vakit geçiriyordu. Alışmışlardı birbirlerine. Fiend'in kafasını karıştıran sorunda buydu. Dolor'un evlenme yaşı gelmişti. Yakında evlenicekti büyük ihtimalle. Keşke Dolor eskisi gibi gotik olarak takılsa diye düşünüyordu bazen. Çünkü gotik bir kadınla kimse evlenmek istemez.. Ama Dolor'u engelleyemem diyerek karışmıyor onunla olan günlerini, mutlulukla değerlendiriyordu.
Perro 6 yıldır Kraliçe'nin odasının koridorundaydı. 2 yıldır çok sık konuşuyorlardı. Artık Perro yüzünü kaldırıp Kraliçe'ye bakabiliyordu. Kraliçe her gün sabah Perro'ya günaydın diyordu. Hatta geçen ay bir kere,Perro'nun izin gününe gelen bir günde, saray bahçesinde oturup sohbet etmişlerdi.
Kraliçe yemekten yalnız kalktı. Uşaklara her zamanki kibarlığıyla teşekkür etti. Odasına çıkmaya başladı. Koridorda Perro'yu görüp hafif bir hareketle başını salladı gereksiz dostuna. Perro'da iyi akşamlar Kraliçe'm dedi.
Kraliçe odasına girdi. Işığı kapattı. Sanki her yer Cabron kokuyordu. Telefonunu aldı eline. Bir fotoğrafını açtı Cabron'un. Görüntüyü sabitledi ve bakmaya başladı. Sanki aklını yitirmiş gibi Cabron ile konuşmaya başladı. Seni seviyorum biliyorsun değil mi... Keşke burada olsan. Bana aşkım desen... Cabron? Neden terkettin beni.. Neden öldün Cabron? Sol gözünden bir damla yaş aktı.Göz oyuğunu doldurduktan sonra burnunun yanından geçti daha sonra yüz hatlarıyla şekil bularak kırmızı dudaklarına geldi. Damlamak ile Kraliçe'nin ağzına girmekte kararsız olan damlayı derin bir nefes ile fırlattı kraliçe. Özlüyorum seni diye bağırarak telefonu fırlattı. Yastığına sarılıp ağlamaya başladı. Çok içten ve çok hüzünlü bir kadın ağlaması. Üstelik bu şımarık ve çirkin bir kızın değil. Kraliçe'nin ağlamasıydı.. Kapı açıldı. Sadece pencereden aydınlanan oda, kapıdan gelen ışığın aynalara ve 305 e yansımasıyla gözle seçilebilir hale geldi..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder