Aslında bir gün gezegenlikten çıkma ihtimali olmayan, Plüton'a yapılan saygısızlığın yapılamayacağı gezegen.
23 Ocak 2013 Çarşamba
Kelebeğe Dönüşmeyen Koza Ne Oluyor? 5
Cabron çok rahatlamış şekilde odadan çıktı. Kraliçe'yi ilk aldatması değildi bu onun.. Kraliçe ne kadar da saftı. Böyle aşağılık bir adamla nasıl evlenebilmişti ki.. Yoksa Kraliçe mevkii için mi evlenmişti onunla?
305 gülümsemesine karşılık olarak ona daha güzel gösterdi kendini dahada güzel olduğunu düşünen kraliçe hemen ayakkabılarını denemeye başladı. Buna uygun bir şeyler bulması gerekliydi. kırmızı, mavi, koyu mavi, gök mavisi, buz mavisi.... Aha bir tane buldu. Siyah dolgu topuklu ayakkabıydı bu. Elbisesine çok uygun olucaktı. Hemen giyip 305 e gösterdi harika! Artık akşam yemeğine inmesi gerekiyordu fakat Kral Cabron gelip onu odasından alana kadar bekleyecekti.
Perro, beni Diosa ile yalnız bırakır mısın? Perro Diosa'nın onu gökyüzünden izlemediğini açıklamak ile uğraşmadı. Fiend'i balkonda yalnız bırakmak üzere adım attı. Yavaşça balkon kapısını kapattı ve banyoya doğru yürüdü. Banyo kapısını açtı içeri girdi.. Sol eline sabunu aldı. Sağ eline ise tası. Eski ve kirli çeşmeden biraz su doldurdu ve sabunla tası köpürtmeye başladı. Bu çok ustaca bir iş olmalıydı. 18 yıl bile unutturmadığına göre.
Diosa yarın tek çocukları Dolor'u Fiend'in yanına getirecekti. Ayrılık kuralları böyle işliyordu. Fiend'in amacı Dolor'u değil Diosa'yı görmekti. Hem Perro da yanındaydı. Belki biraz konuşmak için içeri girerdi Diosa..(Dolor, gothic tarzlı ahmak görünümlü aşırı zeki bir kız)
Cabron yatak odasına çıktı. Kapıyı çaldı. Kraliçe kapıyı açtı. Ne muhteşem ama! Cabron koluna girdi Yemeğe aşkım dedi ve onu boynundan öptü. Kraliçe ona çok tatlı olduğunu 96 yaşına bile gelse onu seveceğini söyledi.
2 kişi için bile çok fazla hazırlanmış bir yemek masası vardı önlerinde. Kraliçe'nin en sevdiği yemeklerdi bunlar fakat kraliçe tereddüt etti. Poposu çok büyüktü zaten daha fazla yemesi onun zararına olurdu. Ama bugün kendine verdiği sözü hatırladı. Popoyu düşünmek yok! Hem Cabron beni çok seviyor her halimle diye düşündü. Çok güzel olmasına rağmen çok saf bu Kraliçe..
Perro sakallarını kesmek için ilk ustura darbesini vurdu. Hızlı hızlı devam etti. Usturayı elinden bıraktı. Aynaya baktı. Yüzü tertemiz oldu. Ama o da ne? Yüzü kanıyordu.. Bu kanın tek anlamı vardı. Yüzünün ona bir söylemiydi. "Madem traş olucaktın neden kraliçeyi terkettin? Neden onun odasının koridorunda değilsin Perro?"
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder