Aslında bir gün gezegenlikten çıkma ihtimali olmayan, Plüton'a yapılan saygısızlığın yapılamayacağı gezegen.
15 Şubat 2013 Cuma
Hain
Soğuk bir Kış sabahı terörist derin uykudaydı. Uzayan sakalları rahatsız ediyordu. Uykusunu değil, örgütü rahatsız ediyordu. Örgüt gerillalar için keskin ve katı kurallar koyuyordu…
Kafasını kaldırdı. İç cebinde taşıdığı kaçak votkadan bir yudum aldı ve içinin ısınmasını bekledi. ..
Düşünüyordu, İsa bile davası için bu kadar zulüm çekmemiştir bence diyordu. Belki de İsa’nın kuklası oydu. İsa yapamadıklarını onunla yapıyordu. Bu derin düşünceleri için vakti yoktu. Operasyonun başlamasına fazla vakit kalmamıştı. Kudüs’e nükleer bombalar atarak “gökyüzünden gelen ateş” i yalnız ve salt bırakıp kafir insanlardan kurtaracaktı. Bu aslında kendine söylenen yani dayatılandı. Hasan-el İvan -örgütün başkanı- onlara böyle söylemişti. Aslında dünya çapında bir karışıklık çıkarmak isteyen bir Müslümandı bu adam. Zaten ne yapmıştı ki bunlar? Her zaman şanslıydılar. İyi toprakları ve zenginlikleri tanrı onlara vermişti ama hiçbir zaman kullanamamışlardı. Belki tanrı en son Müslümanlığı göndermişti? Belki de doğru olan oydu?
John Adam! Sesiyle yerinden fırladı.
Karşıdan gelen kaçak sigara içen Hasan-el ivandı.
-John Adam, Amerikalılar geldi hammaddeyi al ve artık bitir şu işi!
John’da bir Amerikalıydı. Çok duygusal olması ve derin derin düşünmesi belkide onun önceki yaşamından kaynaklanıyordu…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder