ilk gün ;
elime bıçağı aldığım ilk an seni öldürmem gerekliydi. biliyordum bunu ama yapamadım. sesler duyuyorum şu anda. bu sesin sahibinin tanrı olduğuna eminim ve seni öldürmemi söylüyor. seni öldürmezsem başka bir kurban vermeliyim. cehennemde yanmanı sağlamam lazım. günahkarsın ve bu senin hakkın. olman gereken yer orası.
memlekete gitmekten vazgeçtim. sadece senin için. seni olman gereken yere göndermek için. babam hep söylerdi ''oğlum insanlara hemen güvenme'' diye. haklıydı ama hiç arkadaşım yoktu. yıllar boyunca kimse beni anlamadı ve sen bir anda benimle muhabbet etmeye başlayınca beni anlayacak biri çıktı diye düşündüm. nasıl yaptın bilmiyorum ama sürekli benim ilgi alanlarımdan bahsediyordun ve bu konular hakkında o kadar bilgiliydin ki.
artık insanları bu şekilde kandırmana ve kullanmana izin veremem.
ikinci gün ;
seni buldum. hemde elimle koymuş gibi. beraber geçirdiğimiz o kısacık zamanda kendini o kadar iyi tanıtmıştın ki farkında olmadan seni bulmam hiç zor olmadı. yanına kadar geldim. evde özenle bilediğim bıçağı böbreğine dayadım ve göz göze geldik. tanrı kulağıma fısıldıyordu sürekli ''bu işi burada bitirmelisin'' diye. aklıma kardeşim geldi. onu ne kadar çok sevdiğim ve bunu yaparsam onu bir daha göremeyeceğim. bu yüzden koşarak uzaklaştım yanından. umarım kimse beni görmemiştir.
fısıltılar hala beynimin bütün kıvrımlarında. hissediyorum bunu. sürekli ''yapmalısın ve kurtulmalısın'' diyorlar. senin yüzünden uyuyamıyorum artık. ışıkları kapatamıyorum. ışıkları ne zaman kapatsam o karanlıkta kaybolacakmışım gibi geliyor. babam ile telepati kurmaya çalışıyorum beni duysun, hissetsin ve gelip buradan beni alsın diye.
kapının kilidini değiştirdim gelip beni ummadığım bir zamanda bulma diye. yüzün, bakışların ve bana yaptığın gözümün önünden gitmiyor.
karnım çok aç.
1 ay sonra ;
yazmayı bırakmıştım artık. uzun zaman oldu. yazdıkça sana daha fazla yaklaştığımı hissediyordum. zaten her an seni görmek yeterince zor.
36. gün ;
eve geldiğimde babam kapının önünde bekliyordu. anahtarı değiştirdiğim için içeriye girememiş. babamı görünce korktum. içeriye girdik ama hala onun babam olduğundan emin değildim. uzun süre söylendi onları habersiz bıraktığım için ve ''kalk eve dönüyoruz'' dedi.
babam kapıda uzun süre beklemiş olmalı. parkta baya oturdum seni yanıma çağırmak için ama beynim o kadar yoğundu ki sana ulaşamadım.
37. gün ;
evdeyim artık ama daha fazla korkuyorum. sesler bu sefer kardeşimi gösteriyor. ''kurban gerekiyor ve bu kardeşin olmak zorunda'' . siktirin gidin beynimden artık. duymak istemiyorum seni.
38. gün;
bıçağı bulmam zor oldu. bıçağı alırken ses çıkardım sanırım biraz. annem uyandı. neyse ki kandırmam zor olmadı. gitti yattı hemen. gece uyanma ihtimaline karşı yer yatağının önündeki koltuğun altına sakladım bıçağı. seni uyandırmadan defalarca öptüm, kokunu içime çektim. bıçağı tahta kınından çıkardım ve boğazına dayadım. seslere karşı koyamıyorum artık. bunu yapmak zorundaydım. ama yapamadım. defalarca denedim. bıçağı aldım, boğazına dayadım defalarca. ama yapamadım. sen benim kardeşimsin. bunu sana yapamam.
elime bıçağı aldığım ilk an seni öldürmem gerekliydi. biliyordum bunu ama yapamadım. sesler duyuyorum şu anda. bu sesin sahibinin tanrı olduğuna eminim ve seni öldürmemi söylüyor. seni öldürmezsem başka bir kurban vermeliyim. cehennemde yanmanı sağlamam lazım. günahkarsın ve bu senin hakkın. olman gereken yer orası.
memlekete gitmekten vazgeçtim. sadece senin için. seni olman gereken yere göndermek için. babam hep söylerdi ''oğlum insanlara hemen güvenme'' diye. haklıydı ama hiç arkadaşım yoktu. yıllar boyunca kimse beni anlamadı ve sen bir anda benimle muhabbet etmeye başlayınca beni anlayacak biri çıktı diye düşündüm. nasıl yaptın bilmiyorum ama sürekli benim ilgi alanlarımdan bahsediyordun ve bu konular hakkında o kadar bilgiliydin ki.
artık insanları bu şekilde kandırmana ve kullanmana izin veremem.
ikinci gün ;
seni buldum. hemde elimle koymuş gibi. beraber geçirdiğimiz o kısacık zamanda kendini o kadar iyi tanıtmıştın ki farkında olmadan seni bulmam hiç zor olmadı. yanına kadar geldim. evde özenle bilediğim bıçağı böbreğine dayadım ve göz göze geldik. tanrı kulağıma fısıldıyordu sürekli ''bu işi burada bitirmelisin'' diye. aklıma kardeşim geldi. onu ne kadar çok sevdiğim ve bunu yaparsam onu bir daha göremeyeceğim. bu yüzden koşarak uzaklaştım yanından. umarım kimse beni görmemiştir.
fısıltılar hala beynimin bütün kıvrımlarında. hissediyorum bunu. sürekli ''yapmalısın ve kurtulmalısın'' diyorlar. senin yüzünden uyuyamıyorum artık. ışıkları kapatamıyorum. ışıkları ne zaman kapatsam o karanlıkta kaybolacakmışım gibi geliyor. babam ile telepati kurmaya çalışıyorum beni duysun, hissetsin ve gelip buradan beni alsın diye.
kapının kilidini değiştirdim gelip beni ummadığım bir zamanda bulma diye. yüzün, bakışların ve bana yaptığın gözümün önünden gitmiyor.
karnım çok aç.
1 ay sonra ;
yazmayı bırakmıştım artık. uzun zaman oldu. yazdıkça sana daha fazla yaklaştığımı hissediyordum. zaten her an seni görmek yeterince zor.
36. gün ;
eve geldiğimde babam kapının önünde bekliyordu. anahtarı değiştirdiğim için içeriye girememiş. babamı görünce korktum. içeriye girdik ama hala onun babam olduğundan emin değildim. uzun süre söylendi onları habersiz bıraktığım için ve ''kalk eve dönüyoruz'' dedi.
babam kapıda uzun süre beklemiş olmalı. parkta baya oturdum seni yanıma çağırmak için ama beynim o kadar yoğundu ki sana ulaşamadım.
37. gün ;
evdeyim artık ama daha fazla korkuyorum. sesler bu sefer kardeşimi gösteriyor. ''kurban gerekiyor ve bu kardeşin olmak zorunda'' . siktirin gidin beynimden artık. duymak istemiyorum seni.
38. gün;
bıçağı bulmam zor oldu. bıçağı alırken ses çıkardım sanırım biraz. annem uyandı. neyse ki kandırmam zor olmadı. gitti yattı hemen. gece uyanma ihtimaline karşı yer yatağının önündeki koltuğun altına sakladım bıçağı. seni uyandırmadan defalarca öptüm, kokunu içime çektim. bıçağı tahta kınından çıkardım ve boğazına dayadım. seslere karşı koyamıyorum artık. bunu yapmak zorundaydım. ama yapamadım. defalarca denedim. bıçağı aldım, boğazına dayadım defalarca. ama yapamadım. sen benim kardeşimsin. bunu sana yapamam.
Alıntı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder