Aslında bir gün gezegenlikten çıkma ihtimali olmayan, Plüton'a yapılan saygısızlığın yapılamayacağı gezegen.
6 Nisan 2013 Cumartesi
Cao'nun Serveti 6
Bu benim için bir Hediye mi Amor? "Aslında öyle düşünmemiştim ama..." diyor. "Tahmin edeyim, senin yakınlarında bulunmamam ve kimsenin bir ezikle dolaşyığını görmemesi için bana verdiğin oyalanmalık. Senin için değersiz fakat benim için Dünya'dan değerli" diyorum. "Ben çıkıyorum akıllı çocuk" diyerek kütüphaneyi terk ediyor. Benimde artık çıkmam gerekli ama elimde Tesla'nın defteriyle bir yere çıkamam. Darwin'in kitabını da alıyorum. Sonra Alman edebiyatı raflarından Faust'u da alıyorum. Faust'u sadece defteri gizlemek için almıyorum. Aynı zamanda defterdeki alıntılar bir şifre olabilir.
"Yalan söylüyorum, bu daha sonra aklıma gelecek şuan sadece defteri gizlemeyi düşünüyorum. "
Sınıfa girdiğimde Amor biriyle konuşuyor. Hayır, çok yakın değiller, bu yeni sevgilisi değil. Daha sonra yerime geçiyorum Amor'un yanına yani. Fakat Amor yanıma oturmuyor. Başka bir sırada oturuyor. Biyoloji öğretmenimiz derse giriyor. Benim yanım hala boş. Sınıftakiler yerine yavaşça oturuyor. Defter'in başındaki alıntıları tekrar okuyup., Faust'u önüme diğerlerini sıranın altına bırakıyorum. Sınıftakiler yavaşça yerine oturuyor. Bir kişi fazlalık olarak kalıyor. O kişi Amor'un biraz önce konuştuğu kişi. Yanıma oturuyor. Ben sadece Faust'a bakıyorum. Hoca derse başladı, sonra da bitirdi. Zil falan çaldı. Bunlar çok ders boyunca tekrarlandı. Sonra da final zili çaldı ve eve gitme zamanı geldi.
Artık servis kullanmıyorum. Yine Viciado'nun arabasıyla gideceğim. Eve geldiğimde annem neden erken geldin diye sordu? Bende Viciado'nun arabasıyla geldiğimi söyledim. Annem "Evet doğruya, tamam tamam" gibi bir şeyler mırıldandı. Viciado'nun da arabasını çok kullanıyorum. Ona geçenlerde çarşıda gördüğüm araba süslerinden alayım.
Faustu bir kenara biraktim. Cekmecelerimi karistiriyorum. Alt alta ust uste konulmus bir suru beyaz. Butun bu beyazlari cektiginde eger bir pisliksen en altta extacy, L.S.D. Esrar, sarma kagidi yani carsaf, cakmak veya bu tip seyleri bulman mumkundur. Eger bir dindarsan da tevrat falan koyarsin sanirim. Cunku hristiyanlar kitaplarini devamli olarak okur. Muslumanlar ise devamli saklar ve korur. Ben ise bu beyaz yiginin altinda sadece WOW cd leri ve bir kac oyun dergisi buluyorum.
Her neyse onlari kaldirip yerine Tesla'nin defterini koymaliyim. Defter cok tozlu once uzerini silmeliyim. Sildikten sonra cektikce arkasi bir turlu bitmeyen islak mendil paketine kufur etmeliyim.
Butun bunlari yaptiktan sonra bilgisayarimi actim yapacak bir sey bulamayinca hic hoslanmadigim komsularim geldi aklima. Bende Backtrack ile ihtiyacim olmayan wifi aglarini kirmak icin paket toplamaya basladim. Wordlist'im cok saglam wpa2 yi bile elde edebilirim.
Bilgisayar paket toplaya dururken Amor'u aradim. Tek seferde acti telefonunu.
+Naber?
-Efendim Cao!
+Carsiya cikacagim. Alisveris merkezlerini benden daha iyi taniyorsun. Biraz yardimci olur musun?
-Olabilir, arabayla mi?
+Hayir yurumeyi dusunuyorum ben
-Bize gel beraber cikalim. Hadi hizli ol.
Amor beni pek onemsemiyor cunku eger onemseseydi hemen disari cikmazdi. En azindan yarim saat bekletirdi. Bu boyledir. Cok samimi oldugun birinin veya cok onemsemedigin biri ile bulusurken giyinmeye ,kendine ceki duzen vermeye gerek yoktur.
Kapiyi gec acti Amor. Kendimi daha da degersiz hissettim diyemeyecegim. Alistim buna cunki. Henuz giyinmemisti bile. Odasina ciktik beraber. ben bilgisayarina gecen sefer yukledigim programi kurcalarken, yani Amor bununla ne yapmis onlara bakarken Amor'un dolabi arkamda kaliyordu. Fazla durmadi orada. Hemen buldugu 2 parcayi giydi. Benim arkami donmeyecegimi bildigi icin cekinmedi. Amor un gizli yeri neresiydi acaba? O da WOW cdlerini mi sakliyor o yerde? Banane bundan. Ben Loglari okumaliyim.
Amor sadece cocugun telefonunu takip etmekle yetinmis. En cok girilen yerler SMS gelen kutusu, fotograflar ve telefonun on kamerasi, bunu yaptigina gore onu kiskaniyor veya ozluyor olmali. Yuzunu gormek istiyor baksana...
Sanirim programi silersem kizar bana. Simdilik kalsin daha sonra silerim diye dusundum. Disari ciktigimizda yururken bu sefer kontrolu elime aldim ve ara sokaklara yonelmemizi engelledim.
Macy's e girdik. Burada bir kac yeri dolastik. Amor pek ilgisiz dolandi etrafimda. Daha sonra cam vitrinlerin onunden gecerken Amor kirmizi bir canta gordu, iceri girdi bakti. Takti koluna bana dondu gosterdi. Sonra ayna da bir saga bir sola donerek kendine bakti. Sanirim cok mutlu oldu. Ama o bu cantayi almadi fiyati $207 di cunku. Portekizde bu tip cantalari kadinlar el isi olarak yapar sonrada pazarlarda satardi. Bu pazarlarda genelde halk gibi giyinmis av arayanlar dolasir sonrada eger begendigi bir urun olursa onu alir Amerika'ya goturur orada dergilerde yayinlayip ardindan satarlardi. Bunun bu canta icin gecerli olup olmadigini bilmiyordum fakat Amor'un sesiyle kendime geldim.
-Uzerinde "Portekizde uretilmistir" yaziyor. Satis gorevlisi de tek uretim oldugunu soyledi. Inanmiyorum ya bu kadar cirkin bir seye kim $207 verir ki? Ne yani Ben Madonna degilsem bu cantayi alamayacak miyim? Zaten cirkindi.
+Sana yakismisti.
-Bunu cirkin oldugunu soylemeden once soylemeliydin gerizekali!
Cevremizin dikkatini bu ses yukseltmesinden dolayi daha fazla cekmeden ona kahve icmek icin disari cikmayi teklif ettim. O beni takip ederken ben sadece ilac firmalarinin ilaclarini ne icin once erkeklerde denediklerini anladim. 5-10dk icinde bile duygulari degisebilen bir canlinin hormonlarina guvenip nasil raporlarina geciceklerdi? Bu yuzden once erkek denekleri kullanip gercekten ilacin yan etkisi varmiymis ona bakmalari gerekir.
"Osmanski Coffee" yazan bir yerin onune geldik. Amerika'da Turk kahve dukkani acan bir rus olmaliydi buranin sahibi. Iceri adim atmisken Amor beni durdurdu.
-Senin alerjin vardi kahveye. Buraya giremeyiz. Tekrar o gunu yasamak istemiyorum.
+Tamam o zaman isimizi hizlica halledelim seni bir yere goturucem. Hosuna gidecektir. Amor "Ney? Nereye?" gibi sacma sorular sorarken kolundan cekistiriyordum.
Populasyonunun cogunlugunu zencilerin ve asyalilarin olusturdugu bir pasaja girdik. Sevimli Çinli bir adamin gulumsemesi bizi dukkanina cekti. Viciado'nun arabasi icin harika bir hediye ariyorduk. Hormonlari bu sefer normal calisan Amor guzel bir hediye secti. Kredi kartim ile satin aldim. Aslinda buyuk bir magazada olsak karti kullanim icin ebeveyn iznim olup olmadigi sorgulanirdi. Cuzdanimda duran gereksiz izni cikarip gostermem gerekirdi. Bu Asyali adam bizi zorlamadi iyiki.
Viciado'yu aradim. O da carsidaymis. Araci elbette alabilecegimi ama isim bitince kendisinide almami soyledi. Senden beklemem ama eger kiz atacaksan arabamda kondom veya sutyen kalmasini istemem diye ekledi. Bunu bende istemezdim bu yuzden Viciado'nun istememesini normal karsiladim. Oyle bir sey olmayacak kanka dedim kapadim. Amor kimle konusuyorsun diye sordu. Cevap vermem gerekmezdi. Beni takip et dedim. Viciadonun tarif ettigi otoparka gittik. Arabayi buldum. Viciado anahtarlarin bir yedegini vermis oldugu icin rahatca actim.
-Cao konusmayi yada ne yaptigimizi anlatmayi dusunuyor musun?
+Biraz daha dayanabilecegini biliyorum. Arabayi bufenin onune cektim ve 2 bira 1 votka 1 de viski aldim. Biraz da atistirmalik bir seyler....
Amor'u oraya goturdugumde gercekten hayran olmustu. Onu "Rainho ve Deusa" tepesine goturmustum. Arabanin kapilarini acip disari ciktiktan sonra beraberce sehri izledik. Amorla biralarimizi icerken bana bir sir vermeye karar verdi. -Biliyor musun? Ilk defa alkol aliyorum. Senin kullandigini bilmiyordum. Bok cocuk seni! +Birazdan ayakta durmak icin bu cocuga ihtiyacin olacak -Ben de icmem ki hepsini o zaman Amor siseyi firlattiginda zaten hepsini bitirmis oldugunu farkettim. Cunku "tan tan" yerine "tin tin" diye yuvarlandi sise.
Amor'la ucurumun kenarinda oturuyoruz. O bir tane birayla sarhos olabilecek kadar saf. Eger dengemizi kaybedip dusecek olursak ctrl + Z diye bagirmaktan baska hic bir sey yapamam. Ayaga kalktim sonra Amor'u kaldirdim. Ben usuyordum cunku acikmistim. Amor terliyordu cunku bagirsaklarinda emilen alkol kaninda dolasiyordu.
Arabaya gectik. Amor ustune bir seyler almis olsaydi kesinlikle cikarirdi cunku gozlerinin alti bile terliyordu. Ben ona bakiyor onu sakinlestirmeye calisiyordum. Amor birden kapiyi acti indi. Sonra arka kapiyi acti. Iceri gecip uzerini cikardi. daha sonra da sutyenini. Sonra uzerini tekrar giydi. Bu kadar rahat olmasi beni rahatsiz ediyor ama ona bir sey diyemem cunku suan sarhos. Umarim birazdan isemek istemez... Viciado aradi bu sirada
-Alo, Cao nerdesin?
+Carsiya geliyorum Macy's in onune gel.
-Tamam biraz konusmamiz gerek arabayi otoparka birak istersen
+Ayarlarim ben
-Caooo kiminle konusuyorsunn
+Ne oldu?
-Ben boyle eve gidemem kahve icelim mi? Ama sen icmiyeceksin tamam mi?
+Tamam nasil istersen
Amor eger kelimelerini uzatarak konusmaya devam eders henuz acmadigim votkayi da acacagim biraz daha icirip sizmasini saglayacagim. Bok. Viciado Macy's in onundeydi. On koltuga oturdu. Amor a naber dedi ama Amor cevap vermedi. Tesekkur ederim Amor. Kelimeleri uzatmadan konusamiyorsan konusmuyorsun.
Osmanski Coffee ye gitmeyi dusundum ama orasi 17 yasinda sarhos ve ehliyetsiz araba suren 2 kisinin ayilmasi icin gidecegi turden bir yer degildi. Ustelik burada alkol alma yasi 22. Portekizde ki gibi 18 olsa bile yeterli degil yaslarimiz. Annemi aradim komsuya gitmesini arkadasimin bize gelecegini soyledim.
Evin onune geldigimde annemin cikip cikmadigina emin olmak icin tekrar aradim. Mota teyzenlerdeyim dedi. Yani annem Amorlarin evindeydi. Eve girerken Viciado aksam telefonda konusuruz dedi. Amor votkayi alir misin arabadan dedim. Amor votkayi aldi. Viciado benim anahtarimi verdi. Sonrada eve ciktik.
Suan cok kararsizim Amor u odama cikartmali miyim? Yoksa mutfakta kahvemizi mi icmeliyiz sadece. Ben neden dusunuyorum ki? Amor benim onun evindeyken yaptigim gibi odama yoneldi. Ben onu takip etmedim ve geceleri uyanik kalmami saglayan muhtesem kahvemi yaptim. Icindeki karisimi bilmiyorum ama sanirim ginseng ve bolca kafein vardir. Markasi Bullein.
Amor kahvesini yudumluyor bende onu izliyordum o her yudum almasinda benim uykum geliyor gibiydi. Amor iciyor benimde goz kapaklarim orantili olarak kapaniyordu son yudumu yutmasini ve kahvenin dil ustune ve bogazina takilarak akmasini izledikten sonra daha fazla dayanamadim uyuya kaldim...
Kızlar biz bir "Siberhane" nin içindeyiz. Hani filmlerdeki, kitaplardaki gibi. Bakın yani tam olarak son sistem teknolojileriyle donatılmış bir hapishane...
Caoo! Gum gum gum... Kalk artik! Gum gum gum..
Biri yuzume sicak bir nefes ufluyor... Kollarima sarilmis sicak baska bir kol daha var... Govdemde cok sicak bir ten...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder