13 Temmuz 2013 Cumartesi

Cao'nun Serveti 10


Rainho ve Deusa tepesinde Viciado ile birlikte oturuyorum.

Bir kaç saat önce;

"-Ya Amor'la beni yalnız bırakırsın yada Amor'u yalnız bırakırsın Cao!
Viciado'nun bu sözünden sonra Amor'un yanında kendi kendime tartışamazdım. Arabanın anahtarlarını Amor'a bıraktım Yürümeye başladım.
Ayaklarım beni götürdüğü yere gidiyordum. Tabiki peşimde Viciado da geliyor

Arkamdan bana "Bira al Cao! 2 bira al içelim!" diye bağırıyor. Viciado bunu bilerek yapıyor çünkü bira beni sakinleştirir. Sakinleşirsem uyurum ve Viciado bedenimi ele geçirir.

Ayaklarım beni Rainho ve Deusa tepesine götürdüler."

Şuan uçurumun kenarında oturuyorum. Viciado'da yanımda oturuyor. O aslında benim bilinç altımın oyunu. O aslında yok!

+Keşke bana her şeyi anlatmasaydın Viciado! Ben Amor'u sevmiyorum. Amor'un şuan benim sevgilim olmasının tek sebebi senin o gün banka hesaplarını göstermen ve onunla yatmandı!
-Benimle neden konuşuyorsun?

Arkamızdan hem sallanan hemde çok hızlı bir şekilde giden bir araba geçti. Biraz ilerledikten sonra geri geri geldi tam arkamda durdu. Farları gözümü dolduruyordu. Camı yavaş yavaş açıldı içerden birisi bana baktı. Daha sonra yan kapıdan biri indi. Farların önüne geçtiğinden onu göremiyorum. Bana doğru 1-2 adım daha attığında onun o olduğunu anladım.

Evet o Rainho! Yanıma doğru geldi. Çok utanıyorum, yine o ezik Cao'yum. Kafamı istemsiz olarak öne eğdim.

-Cao, ne yapıyorsun?
+Bilmiyorum.
-Sarhoş musun?
+Değilim galiba
-Eve bırakmamızı ister misin?

Çoğul olarak bahsediyordu kendinden. Demekki o yakışıklı Amerikan piçi de yanındaydı. Hiç tanışma fırsatım olmamıştı.

+Eve gitmek istemiyorum. Siz takılın

Rainho arkasını döndü hızlı bir şekilde arabasına bindi. 5-10sn araba yerinde durduktan sonra harekete geçti ve karanlıkta kayboldu.

Viciado etrafta yok ve ben korkmaya başlıyorum. Arabam yanımda olsaydı keşke.

Tesla'nın bahsettiği makineyi gerçekten yapabilsem nasıl olurdu acaba? Belki o zaman bilinç altıma iner ve Viciado'yu silerdim...

Ben Tesla'nın makinesini düşünürken yarım saat geçmiş. Arkamda bir araba durdu. Dönüp baktım aynı araba. Rainho tekrar mı geldi acaba? Şöför koltuğundan biri indi. Yanıma yaklaştı

-Merhaba
+...
-Ben Wanton. Rainho'nun sevg...
+Ben Cao.
-Oturabilir miyim?

Onaylar şekilde başımı salladım.

Wanton bir amerikan piçi. Beni dövmek için mi geldi acaba? Yoksa birazdan uçurumdan mı atacak? Wanton'dan korkuyorum!

-Rainho'yu evine bıraktım. Sen ne yapıyorsun diye merak ettim.
+İyiyim teşekkür ederim
-Sarhoş değilsin değil mi?
+Hayır değilim ama çok fazla düşünce var beynimde.
-Hmm dostça bir bira teklifine hayır demezsin o zaman?

Viciado sanki kaybolup Wanton'un içine girmiş. Wanton'dan korkmuyor olsam kesinlikle bira teklifini redderdim ama uçurumdan düşmek istemiyorum. Bu yüzden yine başımla onayladım.

Arabadan 2 bira alıp tekrar yanıma geldi. Biraları içmeye başladık. Bir yandan konuşuyoruz. Wanton makinelerle ilgileniyormuş. Babasının garajında çalışıyormuş. Tek sorunu yazılımmış. Yazılımlarını halledebilse yapamayacağı makine yokmuş...

Wanton'a kanım ısınmıştı birden.

+Yarın boş musun?
-Rainho ile sabah kahvaltıya çıkacağız daha sonra boşum sanırım
+Yapmak istediğim bir makine var. Ben yazılımdan anlarım. Yarın getirsem ilgilenir misin?
-Tabi hatta garaja gel beraber çalışırız

Wanton çok iyi birine benziyor. Acaba Viciado nerede? Ortalığa çıkıp beni rahatsız etmese bari. Wanton'un gözünde kötü bir izlenim bırakmak istemem.

+Yağmur yağıyor. Sen evine git istersen Wanton?
-Senide bırakabilirim.
+Gerek yok teklifin için teşekkür ederim.

Wanton arabaya doğru yöneldi. Arabasına oturdu. Dikiz aynasından arkasını kontrol ediyor. Ayağa kalkıp yanına gittim.

+Wanton senden bir şey rica edebilir miyim?
Ne diyorsun der gibi baktı yüzüme
+ Telefonunu kullanabilir miyim?
-Ha? hıhı alabilirsin.

Telefonu elime aldım kimi arayacağımı bilmiyorum.Saate baktım 05:03 Viciado'yu arayabilseydim keşke. Arabamla gelir beni burdan alırdı. Birden aklımdan 555 01 34 geçti. Bu Amor'un telefon numarası ve parmaklarım onu istemsiz olarak arıyor.

+Alo, Amor
-Cao! tatlım ne oldu? neredesin? İyisin değil mi?
+Sakin  ol. İyiyim ben. Sen uyuyor muydun? Uyandırmadın de lütfen
-Uyuyamadım ki hiç.
+Ben şu tepedeyim. Hani beraber gitmiş olduğumuz. Beni buradan alır mısın?
-Tabiki. Gelirken bir şeyler almamı ister misin?
+Hayır Amor sadece sen gel. Bende yalnızım

Wanton'a telefonunu verdikten sonra tekrar oturmaya başladım. Biraz sonra Viciado'da geldi. Yalnızlıktan korkmamı engelliyor ama umarım Amor gelmeden gider.

-Ne düşündüğünü anlayamıyorum Cao! Lütfen biraz uyur musun? Amor'u çok özledim. Lütfen biraz uyu.

Viciado bana duygu sömürüsü yapmaya başladı. Her türlü yöntemi deniyor.

-Cao
+Ne var?
-Amor'u sevmiyorsun değil mi?

Tanrım neden Viciado ile konuşuyorum. Viciado sus lütfen.

-Amor aslında seni sevmiyor. Senin banka hesaplarını seviyor. Amor senin paranı seviyor. Eğer paran olmasaydı sen hala Amor'un dikkate bile almayacağı ezik Cao olacaktın
+Viciado defol git lütfen burdan. Amor gelecek birazdan.
-Dediklerimi iyi düşün Cao! Gideceğim zaten. Ama eğer uyursan tekrar geleceğim.
+Siktir git!

"Ey İsa'nın Annesi, senin Kutsal oğlunun ölümü sırasında ölçülemeyecek derecede çekmiş olduğun acıların ve dökmüş olduğun gözyaşlarının hatırı için sana yalvarıyorum. Beni ve Amor'u koru"

Ben kötü biriyim ama umarım Tanrı benim de kulu olduğumun farkındadır.

Arkamda bir araba durdu. Ayağa kalktım arabaya doğru gittim. Amor şoför koltuğunda. Yanında Viciado oturuyor. Kapıyı açtım Viciado indi ve ben bindim.

-Ne yapıyoruz tatlım?
+Buradan uzaklaşalım
-İstersen bize gidebiliriz?
+Anneni rahatsız etmek istemem
-Annem evde değil.
+Fena fikir gibi durmuyor

Amor'dan hoşlanmaya başladım. Bunu Viciado duymasın. Bu arada Viciado nerede?
Etrafıma bir göz attım. Arka koltukta oturmuş bizi seyrediyor.

Amorların evinin önüne geldiğimizde bir süre arabanın içinde sessizce oturduk. Sonra aynı anda kapıyı açıp dışarı çıktık. Amor arabayı kilitleyip anahtarları bana fırlattı. Sonra eve doğru yürüdük.

Amor çok becerikli bir kız. Evinin kapısını ilk denediği anahtarla açabiliyor

Amor'un odasına çıktık. Odasının şeklini değiştirmiş. Sanırım bu aralar depresyonda... Benim yüzümden mi acaba? Amor yatağına oturdu. Bende dizine uzandım.

-Cao, biraz uyusana?
+Pek istemiyorum Amor
-Ondan mı korkuyorsun?
+Senin için korkuyorum
-Bana bir şey yapmaz. Uyu lütfen! Çok yorgunsun. Senin için üzülüyorum
+...

Amor, Viciado'nun ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorsun. Seni kandırabilir.
Beni daha önce kandırdı. Hatta arabamı çaldı! Gerçi ondan başka dostum yoktu. Çok seviyordum onu. Sırdaşım, arkadaşım...

Yarın Wanton ile birlikte Tesla'nın makinesini yapmayı deneyeceğim. Başarabilirsem Viciado ile bir kez daha görüşemeyebilirim. Sanırım Viciado'ya bir iyilik borcum var. Uyuyabilirim. Hem Amor güçlü kız. Ona bir şey yapamaz Viciado.
ÇOKTA UYKUM GELDİ!!!

+Aslında uyuyabilirim
-Neyi bekliyorsun o zaman?
+Ayaklarımı bağla
-Ciddi misin sen?
+Evet, ayaklarımı bağla. Cao'ya tekrar döndüğümde hala senin yatağında olmak istiyorum.
-Of Cao!

Amor ayaklarımı bağladı ve yastığını verdi. Uyumadan daha fazla dayanamam sanırım. İyi şanslar Viciado! Dikkatli ol Amor!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder